"Yeryüzünde bir köle ya da bir hükümdar yoktur ki bir dilek, bir umut arkasından koşmasın."
"Dünyana bağlısın. Onun sevgisi insanları şımartıyor. Eğer sen onu aramasaydın, kimse seni isteğine boyun eğdirebilir miydi?"
"Sen, yaşadığın çağın insanı gibi cimri ol. Sonra, yerine göre aptal görün. Çünkü dünya, baştan başa budaladır. Bunlar, öyle hayırsız, zararlı bir halktır ki yavru babasını, baba da yavrusunu yemeye çalışır."
"Fakat şu dünyada ne geçerse geçsin, herhalde bir güneş ve bir aydan kurtulamazsın; ömrün, böyle bir tekdüzelik içinde geçecektir. Onun sonu da başlangıcının aynıdır. Sen, onun göstereceği tuhaflıklar içinde yuvarlanıp gideceksin. Gerçekleri anlayamayacaksın. Yalan dalgaları içinde dalıp çıkmaksızın idare edilemeyen bu eve -dünyaya- yuh olsun!"
"Ey bu yerin oğulları!.. Ne toprağın altındakiler bir gerçeğe ulaşmışlardır ne de üzerindekiler bayağılıktan kurtulmuşlardır. Sizin babanız olan Adem, yaptığı işte yükseklik mi göstermişti ki onun neslinde soyluluk, asalet arıyorsunuz?... Efendiler, yerin altındakiler bize bir haber göndermiyorlar. Sizler, peygamberlerin söylediklerine de kulak asmazsınız. Benliğim, kendi isteği ile sizden vazgeçmiş değildir. Ancak uzun zamanların geçmesi, insanı ya öfkeye düşürür ya da uyuşturur, unutturur."
Bunu beğen:
Beğen Yükleniyor…
Bir Cevap Yazın